Ahmet Hamdi Kepekçi

Anneler, Evlatlar ve Soma

Home » Boğaz Hastalıkları » Anneler, Evlatlar ve Soma
anneler-evlatlar-ve-soma

Batılılar gibi bir gün değil, 365 gün annelerimizin elini hasretle öptüğümüzü beyan ederek başlayalım. Anne deyip geçmemek gerekir. Anne hem dünya hem ahiret sermayemizdir. Cennet annelerin ayağının altındadır. Gelecek nesillere kültürümüz, medeniyetimiz, ideallerimiz hep anneler vasıtasıyla aktarılır. Anne ilk mekteptir. Annenin gönlünden, evladının gönlüne sevda yoluyla bütün öz aktarılır durur.

Gelelim günümüze.

Koşullar artık hayatı geçime kilitlemiş durumda. Ailede baba da çalışıyor, anne de; hatta çocukların bile çalışması söz konusu. Her geçen gün daha da zorlaşan geçim koşulları aileleri parçaladığı gibi, anne ile evladın arasına da girdi. Anneler asli görevi olan annelikten uzaklaştırılınca, kültür çocuklara aktarılamıyor. Bu defa çocuklar önlerine atılan rol modellerinin kültürü ile büyüyorlar. Böylece doğrudan bir işgal gerçekleşmiş oluyor.

Bozulan toplum yapısında çocuk istismarı artma eğiliminde. Çözüm mü dediniz, çocuklar tehlike anında çığlık atsın deniyor. Bugün toplumda kimse sıcak ortamı sevmiyor. Destek vereceğine çığlık atılan ortamdan kaçacaktır.

Saldırıda bulunanlar daha çok uyuşturucu kullanan kişilerdir. Hükümet bu saldırganlara müebbet hapis cezası vermeye hazırlanıyor. Bir işe yaramaz. Uyuşturucu alan kişi çocuklar için almaz, aldıktan sonra yanlışlara karşı ilgisi artar. O halde uyuşturucu çukurundan insanları kurtarmak gerekir. Bunun yolu manevi olarak da toplumu doyurmaktır.

Acılar şehri Soma bir kez daha millet olarak hepimizi acılara gark etti. Kolay değil, yüzlerce fidanımıza maden ocağı mezar oldu.

Yaramız taze olduğu için sebeplerini şimdilik irdeleyecek değiliz, ancak bazı tespitlerin de altını çizmemiz gerek.

Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği kavramı devletlerin ve milletlerin gündemindedir. Bu konuda oldukça mesafe kat edilmiş olduğunu da görüyoruz. Ancak bizim ülkemizde bu kavramların daha çok kâğıt üzerinde olduğunu ve yeterince işlerlik kazanmadığını görmüş olduk.

Devlet bütün birimleri ile iş sağlığı ve güvenliği kültürünü topluma kazandırmanın çalışmasını yapmalıdır.

Anneler gününün hemen akabinde bu kadar ana kuzusu genç fidanların yıkılması bütün milletimizin yüreğini dağlamıştır. Maden ocağında menfur şekilde can veren evlatlarımıza mı üzüleceksiniz yoksa bir şekilde madenden kurtulup da ayağındaki çamurlu çizmesiyle sedyedeki örtü kirlenmesin diye tedbir almaya çalışan tertemiz vatan evladına mı kalbiniz ağlarken sevineceksiniz. İşte böyle bir ruh halini yaşıyoruz millet olarak.

Ekonomik darboğaz ve artan işsizlik sonucunda insanlar tehlikeyi bile bile göre göre risk alıyorlar. İşverenin kâr marjının azalmış olması; onu da bile bile göre göre güvenliği tehdit etme pahasına risk almaya sevk ediyor.

“Sosyal Devlet Milli Devlet” işte bütün bu risklerin üstesinden gelen devlet demektir. Böyle bir devlet anlayışında işçi ile işveren karşı karşıya değil; yan yanadır, omuz omuzadır.

Böylesi günlere bir an evvel ulaşma temennisiyle bütün şehitlerimize Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifa, yakınlarına ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum


Paylaş :