Anket
SİTEMİZE NASIL ULAŞTINIZ

ARAMA MOTORLARINDAN
ARKADAŞIMDAN
TESADÜFEN
DİĞER SİTELERDEKİ LİNKLERDEN



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 353


Google

Google

Web Bu sitede

KİLİSLİ GELECEĞİNİ OYLUYOR
Politika
Mahalli seçimler münasebetiyle Kilis’te bulunuyorum. Doğup büyüdüğüm bu topraklar aradan geçen bu kadar zamana rağmen maalesef bir arpa boyu yol alamamış. Seçimden seçime halkı hatırlayan bir siyasi zihniyete mahkûm memleketimiz. Siyaset kurumunun bir hizmet kurumu olduğu unutulduğu için, seçimden seçime halk hatırlanıyor. Yıllardan beri süregelen sorunlar yine devam edip duruyor.

Bugüne kadar yaşanan bu kadar olumsuzluk olunca, Kilis’te seçim çalışmaları eskiden olduğu gibi bir partizanlık havası içerisinde geçmiyor. Parti yönetiminde olanlar, halkın soruları karşısında bunalmış olacaklar ki, çalışmalar sönük olarak geçiyor. Kilis bir il olmasına rağmen Bağımsız Türkiye Partisi haricinde hiçbir parti, bir miting yapamadı. Genel başkan olarak bir tek Prof. Dr. Haydar Baş Kilis’e geldi ve halkla mahşeri bir kalabalığın katıldığı bir mitingle buluştu.

G: editor T: 26.03.2009 Saat: 21:37 (41 ok.)
(Devamı... | 2928 byte | Puan: 0)


BAYKAL’DAN İNCİLER…
Politika
Dün gece telefonum ardı arkasına çalmaya başladı. Telefonunun diğer tarafında yurdun dört bir köşesinden arayan arkadaşlar, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Milli Ekonomi Modelinden alıntı yaptığını fakat kaynak vermediğini ifade ediyorlardı. Ben de televizyonu açtım ve takip ettim.

Sayın Baykal, Prof. Dr. Haydar Baş beye ait olan Milli Ekonomi Modelinden (ç)alıntılar yapıyordu. Bu aleni yapılan bir cürümden başka bir şey değildi. Çünkü tüketim eksenli tek model olan MEM dünya ekonomi literatürüne girmiş durumda. Yine bu modelle ilgili tam 5 defa uluslar arası kongre yapılmış durumda. İnternet ortamının ünlü ansiklopedisi  Wikipedia da Milli Ekonomi Modeli, modelin sahibi olan sayın Prof. Dr. Haydar Baş’tan dolayı “Haydarizm” olarak adlandırılıyor ve açıklamada yeni dünya krizinin çözüm yolu olarak belirtiliyor. Sayın Baş, yıllardan beri serbest piyasa ekonomisinin sosyalizm gibi çöktüğünü, tek çözümün tüketim eksenli ekonomi modeli olan Milli Ekonomi Modeli ile mümkün olacağını ifade ediyor.  Dünyanın dört bir tarafından MEM kongrelere katılmış olan ilim adamları yalnız Türkiye’nin değil, bütün dünyanın kurtuluşunun Milli Ekonomi Modeli ile olacağını ifade ediyorlar.

G: editor T: 13.11.2008 Saat: 12:40 (91 ok.)
(Devamı... | 6159 byte | Puan: 0)


İCAZETİ MİLLETTEN ALANLAR VE ALMAYANLAR…
Avrupa Birliði
Mübarek ramazan ayı münasebetiyle yoğun olarak iftar programları yapılıyor. Herkes eşiyle dostuyla buluşuyor. Bu vesileyle insanlar birbirinden haberdar oluyor. Dertler ve sevinçler paylaşılıyor.

Bu vesileyle iki iftar programının altını çizmek isterim.

Birincisi Prof. Dr. Haydar Baş beyin Ramazanın ilk gününden itibaren yurdumuzun dört bir yanında milletiyle yaptığı iftarlar. BTP Genel Başkanı Sayın Baş, ailesiyle çoluk çocuğuyla değil de, milletiyle iftar yapmayı tercih ediyor. Bu anlamda köy demeden kent demeden millet ile kucaklaşıyor. Aynı sofraya oturuyor ve onlarla aynı havayı teneffüs ediyor. Milletimin derdini dinliyor ve çözümler üretiyor. Tarım kesimi zaten bitmiş durumda. Ekmesek mi zarar etsek ekmesek temi zarar etsek diye düşünen halk ekmeden zarar etmeği tercih etmiş durumda. Gezdiğimiz o verimli Anadolu topraklarının ekilmemiş ve biçilmemiş olduğunu üzülerek müşahede ediyoruz. Esnafa  “bir vur bir ah işit” misali hemen size siftahsız kapattığı günlerden bahsediyor. Kısacası çoluk çocuk Anadolu iş bekliyor, aş bekliyor. O kadar anlamlı sahneler yaşanıyor ki, yeri geldiğinde bu hatıralara değineceğiz. Ancak şunu söyleyebiliriz ki Sayın Baş’ın söylediklerini insanımız adeta suya hasret toprak gibi yutuyor.

G: editor T: 21.09.2008 Saat: 12:23 (100 ok.)
(Devamı... | 4687 byte | Puan: 0)


Kafkasya’daki Savaş, Kimin Savaşı
Soğuk savaş döneminin sonlanmasıyla, ABD küresel hâkimiyeti eline geçirmek için projelerini uygulamaya başladı. Özellikle 11 Eylül saldırısından itibaren yayılmacılık politikasına sürat verdi. Son dönemde “Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Kuzey Afrika Projesi” ile dünya gündeminde yer alan ABD, bununla yetinecek değildi. Hedefinde enerji kaynaklarının yoğun olduğu Kafkasya da vardı.

ABD, küresel egemenliğe sahip olmak için petrol, doğalgaz bakımından zengin enerji havzalarını ele geçirmeyi hedeflemişti. Örnek olarak Irak’ı, Afganistan’ı gösterebiliriz. ABD’nin barış, demokrasi, insan hakları diyerek yaptığı işgallerden sonra, bu sihirli kelimelerden muradının petrol ve doğal gaz olduğu kısa sürede anlaşılmıştır. Hedefe ulaşabilmesi için Kafkaslarda da hâkimiyetin kurulması gerekmektedir. Güney Kafkasya da ABD Gürcistan’la bir yakınlaşma kurmuş, bu topraklara askerlerini de konuşlandırmıştır.

Amerika’nın, Ortadoğu’daki hedefine ulaşmasında en büyük engel İran Devleti, Kafkasya’daki hedefine ulaşmasındaki en büyük engeli de Rusya Devletidir. İran’a açıktan kafa tutmakta ve dünya kamuoyu önünde onu yalnız bırakmaya çalışarak pasifize etmeye çalışmaktadır. Bir taraftan da açıktan olmasa da gizliden gizliye Rusya’nın etrafını sararak Rusya’nın bölgedeki gücünü azaltmaya çalışmakta ve onu da devre dışı bırakmaya çalışmaktadır. İşte Güney Osetya üzerinden yaşanan gerilimin, hatta savaşın sebebi budur. Savaşın tarafları her ne kadar Rusya ve Gürcistan görülse de, asıl savaşan taraflar Rusya ve Amerika’dır. Güney Osetya’daki gerilim üzerinden Rusya’nın refleksi ölçülmeye çalışılmıştır.
G: editor T: 08.08.2008 Saat: 23:26 (154 ok.)
(Devamı... | 4867 byte | Puan: 0)


Yazın Dinlenebiliyor muyuz?
Sosyoloji Yaz ayı sünnet merasimlerinin yoğunlaştığı, düğün törenlerinin arttığı bir mevsim. Yaz ayları aynı zamanda tatil mevsimi. Her yaz ülkemizin demografik yapısı iyiden iyiye değişir. Yaz boyunca nüfus yoğunlukları bir bölgeden bir bölgeye taşınır. İnsanlar yazın da etkisiyle bulundukları bölgeden bir başka bölgeye gitmek isterler. Sahip olduğumuz vatan bu manada tam bir cennet misali. Yeşil çevrenin dinlendirici tonları, serin suların en güzeli maviliği bizim ülkemizde. Özellikle büyük metropollerde yaşayanlar coğrafyamızın bu nimetlerinden mahrumlar. Buldukları ilk fırsatta ver elini memleket, ver elini Anadolu derler. Hem sıla hasreti giderilir, hem yaz ayları memleketinde tarlasında geçirilir, hem büyük şehrin kaotik ortamından bir bakıma kendisini kurtarır. Bu arada taşradakiler de büyük şehirlere gelmek isterler. Gezmek ve hoşça vakit geçirmek için. Nüfusun daha ziyade Anadolu’ya akmasından dolayı, trafik sorunu en aza inmiştir. Büyük şehirlere gelmek için tam zamanıdır, bu aylar. Anadolu’ya giden ve gidemeyenle; Anadolu’dan gelen ve gelemeyenle konuştuğumuzda artık yaz aylarının pek de dinlenme ayları olmadığını gördük. Bir kere ulaşım çok pahallaşmış. Aile boyu seyahat etmek neredeyse imkânsız hale gelmiş. Bir diğer sebep ailede çalışanların hepsinin aynı zamanda seyahat edememeleri, ailenin toplu hareket etmesini engellemiş. Yaşanan kuraklık ve tarım sektöründeki durgunluk, ürünlerin pahalıya mal olması sonucu, sektör bekleneni verememiş. Memleketleri dışında bir tatil beldesine gitmek isteyenlerin önüne, maliyet hesapları, aile bütçeleri gelmiş dayanmış. Üstüne üstlük kene hadiseleri sıradan bir pikniği bile zora sokmuş. Aileler kendi aralarında en çok neyi konuşuyor biliyor musunuz? En çok konuşulan, müzakere edilen konuların başında geçim geliyor; alınması gereken tasarruf tedbirleri geliyor. Nereden kessek nereye yamasak kabilinden sorular değişmez gündem artık.
G: editor T: 06.08.2008 Saat: 11:17 (114 ok.)
(Devamı... | 3994 byte | Puan: 0)


Kimler online?
Şu an sitede, 1 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.


Haber Listesi

Haber Listesine Katılın


Seçiniz:



ANSAYFAÖZGEÇMİŞMAKALE & AÇIKLAMAFOTOĞRAF GALERİSİVİDEOLARİLETİŞİM

Copyright © 2004, the Political Party All rights reserved worldwide.