Demokratik Olgunluk Sadece Muhalefete mi ?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son dönemde “muhalefetin demokratik olgunluğu”ndan bahsediyor. Şimdi soralım: Demokratik olgunluk sadece muhalefet için mi geçerli? Eğer demokrasi diyorsak, bu kavram tek taraflı işlemez. Olgunluk ya herkes içindir… O halde meseleyi net koyalım:
Muhalefetin olgunluğu konuşuluyorsa, iktidarınki de konuşulmalıdır.
İsterseniz birkaç başlık halinde yürüyelim. Mesela, seçim. Ara seçim tartışması gündeme geliyor.
Anayasal bir imkân. Karar yeri belli: Meclis. Ama daha tartışma başlamadan “ara seçim yoktur” deniliyor. Soruyorum: Bu bir değerlendirme midir, yoksa süreci baştan kapatma iradesi midir? Demokratik olgunluk, süreci işletmektir. Sonucu baştan ilan etmek değil.
İkinci başlık: İfade özgürlüğü. Kimse teorik konuşmasın. Bugün bu ülkede insanlar konuşurken kendini sansürlüyor mu? Evet. Bunu görmek için istatistiğe gerek yok. Sokaktaki insana sorun yeter. “Ben böyle düşünüyorum ama söylemeyeyim…” Bu cümle bir ülkede yaygınsa, orada ifade özgürlüğü zedelenmiştir. Demokratik olgunluk, eleştiriye tahammül etmektir. Eleştiriyi tehdit olarak görmek değil.
Üçüncü başlık: Hukuk. Bugün toplumda oluşan algı şu: Denetimler, soruşturmalar, operasyonlar hep aynı siyasi çizgiye yöneliyor. Bu algı doğru ya da yanlış olabilir. Ama önemli olan şudur: Toplum böyle hissediyorsa, güven zedelenmiştir. Hukuk sadece adil olmak zorunda değildir. Aynı zamanda adil görünebilmek zorundadır. Bu sağlanamıyorsa, demokratik olgunluktan söz edilemez.
Dördüncü başlık: Ekonomi. Bugün ekonomik tabloyu anlatmak için uzun raporlara gerek yok. Pazara çıkın, yeter. Tarlada ürün ucuz. Pazarda pahalı. Üretici kazanamıyor. Vatandaş alamıyor. Peki aradaki fark ne? Akaryakıt, nakliye, enerji maliyetleri, yol ve köprü geçiş ücretleri. Her aşamada maliyet ekleniyor ve sonuçta sistem kilitleniyor. Bugün Türkiye’de gıda enflasyonu, benzer ülkelerin çok üzerinde. Bu bir yorum değil, veridir. Daha somut söyleyeyim: Sabit geliri olan insanlar bile
“Bu sene kiraz alamadım” diyorsa… Bu sadece ekonomik kriz değildir. Bu, yaşam standardının düşüşüdür.
Beşinci başlık: Sistem. Türk tip başkanlık sistemiyle birlikte güç dengesi değişti. Yasama zayıfladı. Yargı tartışılır hale geldi. Yürütme güç topladı. Klasik başkanlık sistemi örneği olan ABD’de bile kuvvetler ayrılığı daha sert, denetim mekanizmaları daha güçlü ve yargı daha bağımsızdır; Türkiye’de ise yürütmenin ağırlığı daha belirgin bir yapı söz konusudur. Şimdi bu tablo içinde muhalefete dönüp “neden olgun değilsiniz” demek ne kadar anlamlı? Önce sistemin kendisine bakmak gerekmez mi? Bu yüzden bu yapının “demokratik krallık” tan ne farkı kalmıştır? Çünkü denge yoksa, demokrasi de yoktur.
Şimdi soruyu tekrar soralım: Sayın Erdoğan, muhalefetin demokratik olgunluğunu sorguluyor. Peki iktidarın demokratik olgunluğu nerede? Seçimde mi? İfade özgürlüğünde mi? Hukukta mı?
Ekonomide mi? Sistem yönetiminde mi? Bu başlıklardan hangisinde tablo net?
İşlemlerimiz
drahmethkepekci
drahmethkepekci
drahmethkepekci
0549 620 00 34
drahmethkepekci